Organ Bağışı İle İgili Merak Edilenler

Hemen hemen herkesin organ bağışı ile ilgili söyleyecek birkaç cümlesi vardır. Fakat önemli olan herkesin kendince doğru bildiğiyle değil, bu konuda uzman kişilerin söyledikleri doğrultusunda hareket etmektir.

Memorial Hastanesi Organ Nakli Koordinatörü Mümin Uzunalan, organ bağışında doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgi verdi.

Hayatımız boyunca defalarca sağlığımız bozulur ve onu tekrar normale döndürmenin yollarını arar dururuz. Yaşam kalitemizi, moralimizi, iş ve sosyal hayatımızı olumsuz etkileyen bu durumdan kimi zaman geleneksel yöntemlerle, kimi zaman da gelişi güzel ilaçlara sarılarak kurtulmaya çalışırız. Çoğu zaman da hastalığımızla ilgili uzman bir hekime başvururuz. Konunun uzmanı bir hekim ve donanımlı bir hastane sağlık sorunlarımızın neredeyse tamamının çözümü için yeterlidir. Bir istisna dışında… Organ nakli.

Tedavi İçin Tek Şans Organ Bağışı

Herhangi bir hastalık nedeniyle, organlarından biri veya birkaçı çalışmayan hastaların tedavileri ancak fonksiyonel yeni organların nakliyle mümkün olabilmektedir. Ne yazık ki, hayatımız boyunca değişik hastalıklar için defalarca uygulanan çeşitli tedaviler bu konuda çaresiz kalır. Hastalık ne kadar iyi bilinse de, ne kadar iyi bir hastanede ne kadar iyi hekimlere emanet olsak da uygun bir organ nakledilmediği sürece kesin bir tedaviden söz etmek imkansızdır. İşte bu noktada kritik soru gündeme gelir. Peki ama uygun organı nereden bulacağız?

Hastalar Organ Beklerken Hayatını Kaybediyor

Yoğun bakım şartlarında hayatını kaybetmiş kişilerin organları aileleri tarafından bağışlandığında, organ nakli için gerekli kaynak da yaratılmış olmaktadır. ‘Kadavradan Organ Bağışı’ olarak isimlendirilen ve Sağlık Bakanlığı’nın koordinasyonuyla yürütülen sistemle, bağışlanan organlar ülke çapında uygun hastalara nakledilmektedir. Ancak maalesef gelişmiş ülkelerde yıllar boyunca oluşan ‘organ bağışı kültürü’ henüz ülkemizde arzu edilen düzeyde değildir. Bu durum, organ bağışının 2008 Türkiye’sinde halen oldukça yetersiz kalması gibi, yardımsever toplumlara hiç yakışmayan bir sonuca yol açmaktadır. Dolayısıyla hastalarımızın büyük çoğunluğu organ beklemekle geçen günlerin ardından hayatlarını kaybetmektedir.

Son Şans Canlıdan Organ Nakli

Hastaları kurtarmak adına, çaresiz kalındığında başvurulan ikinci yol ‘Canlıdan Organ Nakli’dir. Sevdiklerinin gözlerinin önünde kaybolmasına engel olmak isteyen kişiler, böbreklerinden bir tanesini veya karaciğerinin bir parçasını vererek onları tekrar eski sağlıklarına kavuşturmayı mümkün kılabilmektedirler. Hiç şüphesiz organ vericilerinin sağlıklarının korunması ve onlara herhangi bir zarar gelmemesi bu tip naklin ön koşuludur.

Organ Bağışında Maddi Bir Çıkar Beklenemez

İster kadavra ister canlı vericili nakil olsun, kanuni, tıp etiği ve genel ahlak kuralları açısından organlar kesinlikle bir çıkar karşılığında bağışlanamaz. Kadavra organ bağışlarında herhangi bir maddi talep olduğunda derhal görüşme bitirilmektedir. Adı üzerinde ‘bağışlanan’ her ne olursa olsun karşılık olmamalıdır. Aksi halde bu durum ‘bağış’ değil ‘satış’ olur ki, bu da kabul edilemez. Eğer canlı vericili bir nakil söz konusu ise, ülkemiz kanunları organ bağışının ancak 4.dereceye kadar olan akrabalar arasında olabileceğini öngörmektedir. Bu kişiler akrabalıklarını nüfus kayıtlarıyla kanıtlamakla yükümlüdürler. Aslında canlıdan nakillerde, kadavradan hiç tanımadığınız birilerine ‘bağışlanan’ hayatlardan ziyade, akrabanıza ‘hediye ettiğiniz’ bir hayattan söz etmek daha doğru olur.

Etik Kurulun Önemi

Peki hastalığı son evresinde olan ve akrabaları arasında da organ vericiliği için tıbbi olarak uygun veya gönüllü olan hiç kimse yoksa ne yapacak? Akrabalık bağı 4.dereceyi aşan ya da komşusu, arkadaşı gibi çok yakın olduklarını belirten diğer bir kişi de organ vericisi olmak için gönüllü olsun. Şu halde önünüzde iki yol var. Birincisi akrabalık bağı olan hiç kimseden organ alamadığınız için hastayı ölüme terk etmek. İkincisi ise akrabalık ilişkisi kanunlarca belirlenmiş sınırların dışında olan kişileri verici olarak kabul ederek, kişinin hayatını kurtarmak. İşte bu gibi durumlarda yine kanunlarca belirlenmiş esaslarla görev yapan ‘etik kurullar’ devreye girmektedir. İçimizden birileri çok yakınlarına dahi organ vericisi olmaktan çekinebilir. Buna karşılık içimizden birileri çok değer verdiği bir arkadaşı için organ vericisi olmaya gönüllü olabilir. Belki de bize değer veren bir dostumuz günün birinde organ vericisi olarak hayatımızı kurtaracak. Etik kurullar kanunların belirlediği çerçevelerde, bir gönüllünün organ vericisi olmasına ya da olmamasına karar verirler.